18 Nisan 2009 Cumartesi

Tirebolu

Tirebolu
Dünya üzerinde benzer kökten gelen isimlere sahip kentler var; Büyük İskender'in kendi adıyla kurduğu İskenderiye, İskenderun gibi. "Tripoli" adını taşıyan kentlerde de bunun gibi bir durum sözkonusu. Tripoli "üç kent"demek. Bugün gerçekten de dünyada bu adı taşıyan üç kent bulunuyor. Bu kentlerin kökenlerinin Fenike ticaret kolonileri dönemine uzandığı sanılıyor. Kentlerin isimleri küçük değişiklikler gösterse de günümüze dek korunarak gelmişler. Libya'daki Trablusgarp, Lübnan'daki Trablusşam ve Giresun'un ilçesi Tirebolu, ticaret kolonileri döneminde en parlak günlerini yaşamışlar. Akdeniz kıyılarındaki ticaretin yıllar boyunca canlı kalması sonucu Trablusgarp ve Trablusşam kentleri de uzun süre önemli konumlarını kaybetmemişler.

Ütü

Elektriğin olmadığı çağlarda kömürle çalışan ütüler, ütünün altında da açılır kapanır bir hazne vardı. Ütü yapacak kişi kor haldeki kömürleri bu hazneye yerleştirir ve aletin kızgın hale gelmesini sağlardı. "Ütü" sözcüğünün kökeni de bu işlemi anlatır nitelikte. "Ütmek" sözcüğü eski Türkçe"de "kıl yakmak" anlamına geliyor. Günümüzde de, yakılarak kullanılan birçok nesne ya da maddenin adında bu sözcüğün izlerine rastlıyoruz. Sözgelimi, bir şeyin için için yanarak duman çıkarması anlamına gelen "tütmek", bu sözcükle ilintili; yakıldığında hoş kokulu bir duman çıkarması için tüttürülen istenen şeylere "tütsü" diyoruz. Benzer biçimde, dumanı tüttürülerek için "tütün" sözcüğü de aynı kökeni paylaşıyor.

Abuzer

Eski dilde ab, su; zer ise altın anlamına geliyor. Bu iki sözcüğün birleşiminden doğan Abuzer ise altın suyu demek.

Mart

Mart, takvimimizin üçüncü ayı. Ama bu her zaman böyle değildi. Eski çağlarda yılbaşı Mart'ta başlardı. Mart adı Romalıların savaş tanrısı Mars'tan geliyor. romalılar sefere çıkmak için en iyi ayın Mart olduğuna inandıklarından, savaş tanrısının adını bu aya vermişler ve tanrının savaşta kendilerine zafer sağlamasını ummuşlardı.

Papyon

Fransızca "papillon" sözcüğünden dilimize girmiş. Kelebek anlamına gelen bu sözcük, kelebeğe benzeyen boyun bağı için kullanılıyor.

Kuzgun

Eski Türçe'de "kuz" sözcüğü karanlık, gölgelik yerleri anlatıyor. Güneş görmeyen karanlık yerlerin çoğunda kuz kökünü görebiliyoruz. "Kuzey" bunlardan biri. Kuzgun da, tüylerinin rengi koyu olduğu için bu adı almış.